Romix Studio

Web tasarım

Kurumsal web sitesi nasıl olmalı?

Kurumsal site sorusunun cevabı çoğu zaman “modern ve şık olsun” diye başlıyor. Oysa bir kurumsal sitenin başarısını belirleyen şey görünüşünden çok yapısı: bilginin nasıl bölündüğü, ziyaretçinin aradığını kaç adımda bulduğu ve firmaya güvenmek için ihtiyaç duyduğu şeyleri bulup bulamadığı.

Yayın: · 8 dk okuma · Romix Studio

Önce şu soruyu cevaplayın: site kimin için?

Kurumsal sitelerin en yaygın sorunu, herkese aynı anda hitap etmeye çalışmaları. Aynı ana sayfa hem potansiyel müşteriye, hem iş başvurusu yapacak kişiye, hem tedarikçiye, hem de yatırımcıya sesleniyor. Sonuç, hiçbirine tam olarak seslenmeyen bir sayfa oluyor.

Çözüm bu grupları yok saymak değil, önceliklendirmek. Ana sayfanın birincil izleyicisi kim? Genellikle potansiyel müşteri. O halde ana sayfanın ilk ekranı ona konuşmalı; kariyer ve yatırımcı içerikleri menüden erişilebilir ama ana akışı bölmeyen sayfalarda durmalı.

Her hizmet kendi sayfasında olmalı

Bu, kurumsal sitelerde en çok atlanan ve en pahalıya mal olan karar. Firmalar çoğu zaman tüm hizmetlerini tek bir “Hizmetlerimiz” sayfasında listeliyor. Bunun iki sorunu var.

Birincisi arama tarafında: Google tek bir sayfayı tek bir konuya göre değerlendiriyor. Beş farklı hizmeti tek sayfaya koyduğunuzda, o sayfa beş konunun hiçbirinde güçlü olmuyor. Oysa her hizmetin kendi sayfası olduğunda her biri kendi aramasında yarışabiliyor.

İkincisi ziyaretçi tarafında: “iş güvenliği eğitimi” arayan kişi, içinde beş hizmetin özetlendiği bir sayfaya indiğinde aradığı bilgiyi bulmak için okumak zorunda kalıyor. Doğrudan o hizmetin sayfasına indiğinde ise soruları sırayla cevaplanıyor.

Hizmet sayfasında bulunması gerekenler oldukça standart: hizmetin ne olduğu, kimin için olduğu, kapsamına ne girip ne girmediği, süreç, sık sorulan sorular ve ilgili referanslara bağlantı. Fiyat verebiliyorsanız verin; veremiyorsanız fiyatı neyin belirlediğini yazın. “Fiyat için arayın” cümlesi, aramayı değil çıkışı tetikliyor.

Güven, tasarımdan önce gelir

Kurumsal alıcı, teklif istemeden önce firmanın gerçekten var olduğunu doğrulamak istiyor. Bu doğrulama birkaç saniyede ve çoğunlukla bilinçsizce yapılıyor. Sitede şunları bulamıyorsa geri dönüyor:

  • Gerçek bir iletişim bilgisi. Sadece form değil; telefon, e-posta ve mümkünse WhatsApp. Tek kanal olarak form bırakmak güveni düşürüyor.
  • Yapılmış işler. Logo duvarı değil, ne yapıldığını anlatan proje sayfaları. Müşteri adı paylaşılamıyorsa sektör ve iş tanımıyla anlatın.
  • Arkadaki insanlar. Ekip sayfası, küçük firmalarda bile fark yaratıyor; kimin çalıştığı görünen bir firma daha somut duruyor.
  • Yasal bilgiler. Gizlilik politikası, KVKK aydınlatma metni ve çerez bildirimi. Bunların yokluğu, dikkatli alıcıda doğrudan bir kırmızı bayrak.

Buna karşılık uydurulmuş güven unsurları ters teper: gerçek olmayan müşteri yorumları, hiç alınmamış ödül rozetleri, doğrulanamayan “Türkiye’nin lideri” iddiaları. Bunlar tespit edildiğinde geri kazanılması zor bir güven kaybı yaratıyor.

Menü, sitenin içindekiler tablosudur

Menüdeki başlık sayısı arttıkça her birinin tıklanma oranı düşüyor. Pratik bir sınır: üst menüde beş ile yedi arasında ana başlık. Fazlası varsa hizmetler alt menüye toplanmalı.

Menü etiketleri yaratıcı değil, tanıdık olmalı. “Çözümler” yerine “Hizmetler”, “Portföy” yerine “Projeler”, “Bize ulaşın” yerine “İletişim”. Ziyaretçi menüde okuduğu kelimeyi tanımıyorsa tıklamıyor.

Mobil, tasarımın başlangıç noktasıdır

Kurumsal sitelerde bile trafiğin önemli bölümü mobilden geliyor ve Google siteyi mobil sürümü üzerinden değerlendiriyor. Buna rağmen birçok site masaüstünde tasarlanıp mobile sıkıştırılıyor; sonuçta mobilde okunmayan tablolar, taşan görseller ve parmakla vurulamayan küçük düğmeler kalıyor.

Doğru sıra tersi: tasarıma mobil ekrandan başlayın. Mobilde işe yarayan bir yerleşim masaüstüne rahatça açılıyor, tersi ise neredeyse hiç çalışmıyor.

Hız, artık bir tasarım kararıdır

Sayfa yavaş açılıyorsa tasarımın ne kadar iyi olduğu önemsiz — kimse görmüyor. Kurumsal sitelerde yavaşlığın en yaygın üç sebebi şunlar: optimize edilmemiş büyük görseller, kullanılmayan özellikleri de yükleyen hazır temalar ve arka arkaya eklenmiş üçüncü taraf betikleri (canlı destek, ısı haritası, birden fazla analitik, reklam pikselleri).

Bunların hepsinin bir maliyeti var ve maliyet kullanıcının bekleme süresi olarak ödeniyor. Her eklentiyi eklemeden önce sorulacak soru şu: bu, ziyaretçiye maliyeti kadar değer üretiyor mu?

Sık yapılan yedi hata

  1. Ana sayfada ne yaptığını söylememek. İlk ekranda “Geleceği birlikte inşa ediyoruz” yazan ama ne iş yaptığı üç ekran sonra anlaşılan siteler.
  2. Tüm hizmetleri tek sayfaya koymak. Hem arama hem okuma açısından zayıf.
  3. Giriş animasyonu koymak. İlk ziyarette hoş, ikincide engel.
  4. İçeriği görsele gömmek. Metin olarak yazılabilecek bilgiyi görsele yazmak; ne aranabiliyor ne ekran okuyucu okuyabiliyor.
  5. Tek iletişim kanalı bırakmak. Yalnızca form, güveni düşürüyor.
  6. Blogu açıp bırakmak. Son yazısı üç yıl önce olan bir blog, olmamasından daha kötü görünüyor.
  7. Yenilemede eski adresleri unutmak. Site yenilendiğinde eski adreslerden yenilerine kalıcı yönlendirme kurulmazsa birikmiş arama görünürlüğü sıfırlanıyor.

Kısa bir kontrol listesi

Yeni bir kurumsal site yaptırıyorsanız ya da mevcut sitenizi değerlendiriyorsanız şunlara bakın:

  • İlk ekranda ne iş yaptığınız yazıyor mu?
  • Her hizmetin kendi sayfası var mı?
  • Her sayfanın kendine ait bir başlık ve açıklama etiketi var mı?
  • Telefon, e-posta ve WhatsApp erişilebilir mi?
  • Yapılan işler, ne yapıldığını anlatacak şekilde yer alıyor mu?
  • Gizlilik ve KVKK metinleri var mı?
  • Mobilde yatay kaydırma oluyor mu? (Olmamalı.)
  • İçeriği kendiniz güncelleyebiliyor musunuz?
  • Search Console ve analitik kurulu mu?

Bu listenin çoğuna “hayır” diyorsanız sorun tasarımda değil, yapıda. İyi haber şu ki yapı sorunları, tasarımı baştan yapmadan da düzeltilebiliyor.

SSS

Sık sorulan sorular

Kurumsal web sitesi kaç sayfa olmalı?

Sayfa sayısı hedef değil sonuçtur. Her hizmet için bir sayfa, kurumsal bilgi, referanslar ve iletişim için birer sayfa tipik bir tabanı oluşturur. İçeriği olmayan sayfa açmak siteye zarar verir: ince içerikli sayfalar hem ziyaretçiyi hem arama motorunu yanıltır.

Kurumsal sitede fiyat yazmalı mıyım?

Verebiliyorsanız verin. Veremiyorsanız en azından fiyatı neyin belirlediğini ve bir başlangıç aralığını yazın. “Fiyat için arayın” cümlesi çoğu ziyaretçide aramayı değil çıkışı tetikliyor; rakam yerine kapsam anlatmak bile belirsizliği önemli ölçüde azaltıyor.

Kurumsal site yenilerken eski sayfalara ne olacak?

Adres yapısı değişecekse eski adreslerden yenilerine kalıcı (301) yönlendirme kurulmalı, site içi bağlantılar ve canonical etiketleri güncellenmeli. Bu yapılmazsa eski adreslerde birikmiş arama görünürlüğü kayboluyor ve site yenilendikten sonra trafiğin düştüğü o klasik tablo ortaya çıkıyor.

Kurumsal sitede blog gerekli mi?

Düzenli yazacaksanız gerekli, yazmayacaksanız değil. Son yazısı yıllar önce olan bir blog, olmamasından daha kötü bir izlenim bırakıyor. Ayda bir gerçekten işe yarayan bir yazı, haftada üç doldurma yazıdan daha değerli.

İletişim

Sitenizi birlikte değerlendirelim

Mevcut sitenizin adresini gönderin; yukarıdaki başlıklara göre ücretsiz bir değerlendirme yapıp ne yapılması gerektiğini yazalım.

0546 635 25 71 yolarkadasim872@gmail.com